Değerli Meslektaşlarım,
Gelin birlikte bakalım,
İstanbul Barosu genel kuruluna giderken ülkemizin, yargının ve mesleğimizin durumu nedir?
Ülkemiz; bağımsızlığı ve bütünlüğüne yönelik açık tehditlerle karşı karşıya, cumhuriyeti ve demokrasisine saldırılıyor, hukuk devleti kuşatma altında, Yargımız; laikliğe karşı odak olduğu tescil edilmiş bir siyasi parti iktidarının, kendisini teslim almak ve iktidara bağlı yandaş bir yargı yaratmak amacıyla uyguladığı sistemli baskılar altında, Mesleğimiz; hukuk öğrenimi ve hukukçu eğitiminden başlayıp, mesleğe kabul, mesleğin icrası, sağlık, sosyal güvenlik, işsizlik ve yoksulluğa kadar uzanan bir dizi sorun ve sıkıntı içinde, Yargı sitemimizde ve özel olarak ta avukatlık mesleğinde ciddi bir kalite sorununu yaşanıyor. Küresel ekonomi ile değişime uğrayan avukatlık mesleği kan kaybediyor can çekişiyor.
İstanbul Barosunun durumu nedir?
Üzülerek görüyoruz ki, İstanbul Barosu, yetersiz, etkisiz ve pasiftir.
Mevcut haliyle baro, avukatlara, yargı ve hukuk çevrelerine ve vatandaşa güven vermiyor. Avukatlar, yargı ve hukuk çevreleri ve vatandaşlar, 80 öncesi Başkan APAYDIN la ve 90 lı yıllarda Başkan Turgut KAZAN la adını duydukları ve yaşadıkları görkemli İstanbul barosunu özlemektedir.
İstanbul Barosu bu duruma kimlerle nasıl geldi.?
İstanbul Barosu 1996 yılından başlayarak ÇAG adayı, sayın Av. Yücel SAYMAN başkanlığında 6 yıl ve Önce İlke ÇAG adayı sayın Av. Kazım KOLCUOĞLU başkanlığında da 6 yıl olmak üzere 12 yıl süre ile iki ayrı grup tarafından yönetilmiştir. İki değerli başkanımıza ve guruplarına çalışmaları için teşekkür ediyoruz, ancak yine üzülerek görüyoruz ki, İstanbul Barosu, siyasi görüşleri farklı olan bu iki grubun ortak anlayışları kullandıkları ortak yöntem sebebiyle bu duruma gelmiştir.Her iki grupta, baro yönetiminde bulunmayı iktidarda bulunmak olarak algılamış, baroyu kendi kadroları ile yönetmişlerdir. SEM- Komisyon ve Merkezler. Temsilcilikler, CMK uygulamalarında kendilerine yakın-yandaş avukatlara görev vererek, belirtilen görev ve etkinlik alanlarını “arka bahçe” olarak görmüş ve bu anlayışın sonucu olarak, baronun üyeleri ile bağlantılarını koparmış, kendi gruplarının barosu haline gelen İstanbul Barosu, üyelerinin tamamını kucaklayamadığı için güçlü bir meslek örgütü olma noktasından uzaklaşmıştır. Her iki gurupta, kendi siyasi tercihleri doğrultusunda “dar anlamda siyaset” yaparak, objektifliğini yitirmiş, siyasi yandaş duruşları ve seçimlerde kendilerini destekleyen, ittifak ettikleri, oy kaynakları olan siyasi grupların desteğini kaybetmek korkusu ile yaşanan hukuk sorunları ile ilgili objektif değerlendirmeler yapamamış, hukukun evrensel değerleri yerine ait oldukları dar siyasi tercihler doğrultusunda değerlendirmelerde bulunmuşlar ve İstanbul Barosu saygın bir hukuk kurumu olma noktasından uzaklaşmıştır. Bu iki guruptan, biri Demokrasi adına şeriatçı ve gerici gurupları, insan hakları adına ise ayrılıkçı ve ayrımcı grupları beslemiş, diğeri ise gericiliğe hayır derken demokrasi mücadelesini unutmuş militarizme yanaşmış bölücülüğe hayır derken etnik-milliyetçiliğin şövenist çizgisine uzanmış ve bu iki uç anlayışla, İstanbul Barosu etkin bir baskı gurubu olma noktasından uzaklaşmıştır.
Değerli meslektaşım
İşte biz bu biri dar anlamda siyaset diğeri dar gurupçu tavır olan iki temel noktadaki tutarlılığı çözüm noktası olarak görüyoruz.
Ve tüm meslektaşlarımızı çağırıyoruz.
Gelin İstanbul Barosunu yeniden eski görkemli günlerine
birlikte taşıyalım...
İstanbul Barosunun üyeleri ile buluşmasının önünde engel olan ve ön seçim aldatmacasıyla ayakta durmaya çalışan, dar grup yapılarını ve grup yöneticilerini bir kenara bırakıp her iki gurupta yer alan çağdaş avukatlardan başlamak üzere, bütün meslektaşlarımızı birleştirerek, güçlü bir meslek örgütünü
Objektifliği ve gerçekliği, dar siyasi görüşlerle gölgelenmeyen, Cumhuriyeti ve Demokrasiyi birlikte koruyan, prestijli, hukukun evrensel değerlerine sahip çıkan saygın bir hukuk kurumunu
Cumhuriyeti ve Demokrasiyi birlikte koruyacak, yargı bağımsızlığını ve bireyin hak arama özgürlüğünü ve savunmayı savunacak, aktif ve müdahil olacak etkin bir baskı gurubunu
Gelin birlikte oluşturalım,
Gelin
Deneyimimiz ve birikimimizle sizin enerjinizi birleştirip geleceğin barosunu birlikte kuralım
Birleşelim, birlik olalım
Gelin
Güçlü meslek örgütü, saygın hukuk kurumu, etkin baskı gurubunu
Birlikte oluşturalım. Görkemli İstanbul Barosunu yeniden yaratalım.
av.uğur yetimoğlu